Kategoriler
Marketing

Facebook & Instagram Reklamcılığı (Temel ve Orta Düzey)

Merhabalar,

Bir eğitim programı oluşturmaya karar vermiştim, süreç çok uzayınca bir kısmını ücretsiz sunmak istedim. Udemy üzerinden yayınladığım eğitime ücretsiz erişebilirsiniz. Bunu bir deneme olarak görüp doğru yapılan/yanlış yapılan noktaları tespit ederek belki daha ileri seviye eğitimler de yapabilirim.

Eğitime buradan erişebilirsiniz: https://www.udemy.com/course/facebook-instagram-reklamciligi-temel-ve-orta-duzey/

Öğrenecekleriniz

  • Facebook ve Instagram Reklamcılığına Dair Temel Kavramları Öğreneceksiniz,
  • Öğrenmiş Olduğunuz Bu Kavramları En Uygun Taktikleri Kullanarak Strateji Geliştirme Noktasında Kullanacaksınız,
  • Facebook Reklam Panelini Yakından Tanıyacak ve Çok İyi Düzeyde Kullanacak Seviyeye Geleceksiniz,
  • Kendi İşletmenize ya da Farklı İşletmelere Facebook ve Instagram Üzerinden Reklam Verebileceksiniz,
  • İşletmenize Uygun Hedef Kitleleri Oluşturacak ve Bunlara Uygun Reklam Verebileceksiniz,
  • Reklam Verme Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Teknik Detayları Nasıl Uygulayacağınızı Göreceksiniz,
  • Reklamların Optimizasyonu Konusunda Dikkat Edilmesi Gerekenleri Öğreneceksiniz,
  • Reklamların Yayın Süreci Tamamlandıktan Sonra Rapor Çekmeyi ve Yorumlamayı Nasıl Yapılacağın Öğreneceksiniz,
  • Facebook Blueprint Sınavlarında Başarı Sağlayacak Seviyeye Geleceksiniz.

Açıklama

Bu eğitim sayesinde Facebook ve Instagram üzerinde vereceğiniz reklamlarla işletmeniz için karlılık payını arttıracaksınız. Bu süreçte dikkat etmeniz gereken tüm unsurları bu eğitimde öğreneceksiniz.  Sıfırdan başlayarak temel ve orta düzeyde bir eğitim alacaksınız. Yapılan uygulamalı eğitim ile akılda kalıcılık sağlayacak, ömür boyu öğrenme sayesinde istediğiniz vakit benimle iletişime geçerek sürekli öğrenmenin tadını çıkaracaksınız.

Bu kurs kimler için uygun:

  • Facebook & Instagram Reklamcılığı Konusunda Bilgi Sahibi Olmak İsteyen Herkes
  • Facebook & Instagram Reklamcılığı Konusunda Bilgi Sahibi Olup Kendini Geliştirmek İsteyen Kişiler
  • Kendi İşletmesini Facebook & Instagram Reklamcılığı Sayesinde Duyurmak İsteyen ve Yeni Müşteriler Edinmek İsteyen Kişiler
  • Farklı İşletmelere Facebook & Instagram Reklamcılığı Konusunda Danışmanlık/Destek Vermek İsteyen Kişiler

Eğitime buradan erişebilirsiniz: https://www.udemy.com/course/facebook-instagram-reklamciligi-temel-ve-orta-duzey/

udemy eğitim

Kategoriler
Film / Dizi

Mutlaka İZLE | La Casa De Papel

Söylemesi en zevkli ve orijinal ismi la casa de papel olan bir dizi ile karşınızdayım.  Netflix’te Money Heist Türkçe’ye ise Darphane Soygunu olarak geçen ama Salvador Dali maskelerini görünce herkesin kafasında canlanan bir diziden bahsediyorum.

 

“La Casa De Papel”in Konusu

 

la-casa-de-papel-cover

Bir suç dehası planını gerçekleştirmek üzere polisi ustalıkla yönlendirirken sekiz hırsız, rehineler alarak kendilerini İspanya Kraliyet Darphanesine kilitler. Plan 5 ay sürer. İlk olarak akılda 5 ay boyunca olan süreç yavaş yavaş anlatılacak algısı oluşsa da dizi birinci bölümden itibaren aksiyon içinde başlar.

Bir ispanyol yapımı olan La Casa De Papel bizde Lost, Breaking Bad gibi dizilerde yaşadıklarımızı hissettiriyor. Bir soygun hikayesi olan bu yapıtta kahramanların kimliklerini gizli tutmak için şehir isimleri kullanıyor. (oslo, rio, helsinki, berlin, nairobi, moskow, denver)

 

la-casa-de-papel-karakter

 

Hikayenin anlatıcısı olan Tokyo karakteri bize hikayeyi özetliyor. Kod adı şehir isimlerinden farklı olan ve soygunu planlayıp farklı karakterdeki soyguncuları biraraya getiren kişi ise “Profesör”. Profesör plana ömrünün yarısını adayan bir karakter. Tek amacı Kraliyet darphanesini “soymak”. Film teması çerçevesinde baktığımızda buna bir soygun olarak bakmak hatalı olacaktır. Ekip öncelikli olarak kimseye zarar vermek, kimsenin parasını çalmak istemiyor. Darphaneyi ele geçirip, para basıp, kaçmak istedikleri bir plan yapıyorlar. Darphane’de yaklaşık 12 gün kalarak, yeterli miktarda para basıp kaçmayı planladıkları ve her detayı düşündükleri bir sürece şahitlik ediyoruz. Polisin kapıda beklediği, soyguncuların ise rehinelerde birlikte kapana kısıldığı bir dizi izliyoruz.

 

la-casa-de-papel-tokyo

 

Sadece silahlı soygun içeren bir diziden fazlasını içeren bu yapım aynı zamanda sosyolojik anlamda da sisteme bir başkaldırış barındırıyor. Komünizmi simgeleyen kırmızı renkli işçi tulumları, özgür ve farklı düşünceyi simgeleyen salvador dali maskeleri ve kimseye ait olmayan paraların çalınması, şehir isimlerine sahip kişilerin yarattığı eşitlik vb şeyler diziye dair güzel detaylar. Bu tematik yapı zaman zaman çalan Bella Ciao şarkısıyla da uyum sağlamaktadır.

 

la-casa-de-papel-bella-ciao

 

Amerikan sinemasının yarattığı kusursuz insan profili  yerine avrupa sinemasındaki kusurlu insanların karakteristik suratlarını bu dizide görmekteyiz. Yapılan bu soygunu bir şov, darbe, isyan olarak gösterme niteyindeler. Mesele sadece para değil, sistemin aciziyetini göstermek ve onu adeta rezil etmek. Yüzeysel bir dizi izlemiyoruz. Derine iniyor, ideallar ve ideolojiler devreye giriyor. İçerde adeta bir devlet kuruluyor. Hırsız çetesi devlet kadrosu, profesör derin devlet, rehineler ise halkı temsil ediyor. Önce itaat eden, sonra isyan eden bir halk var. Polisler ise sistemi temsil ediyor. Kusursuz görünen sistemin ne kadar çaresiz kaldığını görüyoruz. Kapitalist sistemin işleyinin aciz kaldığını görüp, rahatlama hissiyatını dizinin finaliyle birlikte yaşıyoruz.

Kategoriler
Tiyatro

Macbeth Oyununu İzledim | Tiyatro Oyunu

Yeni seriye Macbeth ile başlıyoruz. Uzun zamandır ara verdiğim ‘tiyatro oyunu izledim’ serisine yeniden başlıyorum.  Bu sezon çok aktif katılmasam da geçen seneden bu yana gittiğim oldukça fazla oyun birikti. ( 13 devlet tiyatrosu, 9 şehir tiyatrosu) Özel tiyatroda gittiklerimi toparladıktan sonra onlarla alakalı da bir şeyler yazmayı düşünüyorum. Belki tekrar gitme şansım olursa bu sayede bilgileri tazelemiş olurum  diye düşünmekteyim.

Girizgahı yaptıktan sonra 2 defa izleme şansına eriştiğim Macbeth oyunundan bahsetmek istiyorum. Prömiyerini yaptığı Harbiye Muhsin Ertuğrul sahnesinde izlemiştim ilk olarak. Daha sonra Ümraniye sahnesinde geçtiğimiz haftada tekrar izledim.

Macbeth Oyununun Konusu

macbeth kukla

“İyi kötüdür,kötü de iyi…” W.Shakespeare

İyi bir insan ve iyi bir savaşçı olan General Macbeth, savaş sonrası üç cadıyla karşılaşır ve cadılar kendisine gelecekte kral olacağına dair kehanette bulunurlar. Bu kehatten haberdar olan Macbeth’in içindeki kötü huyları harekete geçer ve bu durum onun sonunu hazırlar. Dramatik oyunculukların kuklalarla güçlendirildiği bu uyarlamada oyunun sürrealist bir yaklaşımla sahnelendiğini görüyoruz.

Tüm dünya tarafından bilinen İngiliz yazar William Shakespeare’in en etkili, en karanlık tragedyasıdır Macbeth. Cesaretli İskoç General , eşi Lady Macbeth’in de yönlendirmesiyle yakın akrabası olan Kral Duncan’ı öldürmeye karar verir. Oyunda Macbeth ve karısı, iktidar yolunda zalimce ilerledikçe kendi sonlarını da hazırlamaktadırlar.

macbeth ve cadılar

Görsel ve işitsel olarak fazlasıyla tatmin edici bir oyun izlemekteyiz.  Kuklaları, Macbeth ve karısının kötü yanlarını betimlemekte kullanıldığını görmekteyiz. Lady Macbeth’in kırmızı şal kullanarak ettiği dans ile vicdanlarının sorgulandığını ve tükenmelerini anlatması açısından gayet etkileyiciydi.

Avrupa’da beş perdede sergilenen oyunlarını da düşününce bu oyunun tek perdeye sıkıştırılmasını olumsuz olarak değerlendirebiliriz.  Bundan dolayı bazı sahneler kısa kesilmiş, bazı sahneler hiç gösterilmemiştir. Metne bağlı kalınmasının yanısıra konu bütünlüğünün bir türlü sağlanamadığını ve izleyiciyi yeterince içine çekemediğini görmekteyiz.

Oyununun Künyesi

macbeth kukla

 

YAZAN
: WILLIAM SHAKESPEARE
ÇEVİREN
: SABAHATTİN EYÜBOĞLU
YÖNETEN
: ULVİYE KARACA
DRAMATURG
: DİLEK TEKİNTAŞ
MÜZİK
: CAN ATİLLA
SAHNE TASARIMI
: GAMZE KUŞ, CİHAN AŞAR
KOSTÜM TASARIMI
: GAMZE KUŞ
GÖRSEL-IŞIK TASARIMI
: MUSTAFA TÜRKOĞLU
EFEKT TASARIM
: HARUN ÖZDAMAR
YÖNETMEN YARDIMCILARI
: DİRENÇ DEDEOĞLU, NİLAY YAZICIOĞLU
HAREKET DÜZENİ
: ÖZGE MİDİLLİ
SÜRE
: 75 dk. / Tek Perde
OYUNCULAR
: DAMLA CANGÜL, DİRENÇ DEDEOĞLU, GÖKÇER GENÇ, KUBİLAY PENBEKLİOĞLU, MANA ALKOY, NURDAN KALINAĞA,ŞİRİN KILAVUZ SEVİNÇ, TUĞRUL ARSEVER

 

Oyununun Fragmanı:

 

 

Diğer oyunlar için yazdıklarım:

Erkek Parkı Oyununu İzledim | Tiyatro Oyunu

Komik-i Şehir Naşit Bey | Tiyatro Oyunu

Giydirici Oyununu İzledim | Tiyatro Oyunu

 

 

 

Kategoriler
Sinema

Beyoğlu Sineması Kapanmasın, Bağımsız Sinemaya Sahip Çıkın!

Beyoğlu Sineması

Önce Beyoğlu Sineması kapanıyor haberleriyle sarsıldık.  Daha sonra şimdilik kapanmıyor ve Temmuz’da da açık haberleriyle sevindik.  Mali sıkıntılar nedeniyle kapanma kararı almak zorunda sinema “sadakat kartı” projesiyle ayakta kalmaya devam edecek. Kısa vadede para gerektiği için sinemaya destek olmak isteyen insanlar için bu proje tanıtıldı.

100, 250, 500 ve Bin Liralık Kart Modelleri

Kartların dört ayrı kategoride düzenlendi. 100 liralık kart öğrencilere özel bir kart olacak. Öğrenciler bu kartla bir yıl içerisinde 10 tane film izleyebilecek. Diğer kartlar; 250, 500 ve bin liralık. 250 liralık kart ile 15 film, 500 liralık kart ile 30 film izlenecek. Ayrıca bin liralık kart sahiplerinin ise 1 yıl içerisinde sınırsız film izleme imkanı olacak. Kartlar birlikte Beyoğlu’ndaki cafelerde indirim imkanı da sağlayacak. Kartı sağladığı film imkanlarından ziyade bu proje sayesinde Beyoğlu’nda bir sinema ayakta kalmayı başaracak.  Normalde 14 lira olan öğrenci sinema ücreti böylelikle 10 liraya gelerek bir indirim de sağlayacak.

Beyoğlu sinemasındaki güncel programa buradan erişebilirsiniz: http://www.baskasinema.com/upload/aylik-program/beyoglu-beyoglu-.pdf

Kart sahibi olarak destek olmak için: http://beyoglusinemasikarti.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Beyoğlu Sineması Kartı

 

 

En kısa sürede kartını seç, sinemana sahip çık. Artan dağıtım krizi sonrası sadece büyük yapımcıların keyfi ve ticari filmlerine maruz kaldığımız bu günlerde bağımsız sinemaya desteklerimizi esirgememek lazım. Kaybettikten sonra bir daha toparlamak, yeni oluşumların meydana gelmesini beklemek epey zaman alabilir. Zamanında yine kapanma durumuyla karşı karşıya kalan Beyoğlu Sineması “başka sinema” oluşumunun destekleriyle ayakta kalabilmişti. Yeniden zor günler yaşayan sinemaya sahip çıkmak, salonları doldurmak, sadakat kartı sahibi olmak, destekçisi olarak başkalarının da bu kartı sahiplenmesini sağlamak bizlerin elinde.  Cinemaximum, cine pink gibi salonlarda aylarca Recep İvedik vari filmleri ticari kaygılarla salonlarda tutan salonlara, giderken bir daha düşünün.  Kola iç, mısır ye, aptal filmler izle diye bas bas bağıran bu salonlardan kaçtıktan sonra, Beyoğlu Sineması gibi tarz butik, kendi yağında kavrulan sinemalara sahip çıkmak inanın bu salonlaraki ambiyansta film izlemek, sizlere daha iyi hissettirecektir.

Daha önce yazdığım sinemia kartı özelindeki yazımı da buradan okuyabilirsiniz: https://selimkaratas.com.tr/sinemia-karti-almadan-once-iyi-dusunun.html

 

Kategoriler
Tiyatro

Giydirici Oyununu İzledim | Tiyatro Oyunu

Giydirici Devlet Tiyatrosu’nunda Cevahir Salon-2‘de oynanıyor. Oyun 25 Şubat’a kadar devam ediyor. Detaylı takvime buradan ulaşabilirsiniz. Mart ayı takvimi henüz yayınlanmadığı için o bilgiyi henüz paylaşamıyoruz. Takvim yayınlandığında bu bilgiyi güncellemiş olurum. Biletler 13 gün öncesinden satışa çıkıyor. Saat 10:10 geçe gibi sisteme geçmiş oluyor. Önlerden bilet bulabilmek adına saate dikkat etmekte fayda var.

Giydirici

“Giydirici” Oyununun Konusu

“Giydirici” (The Dresser) adlı tiyatro oyunu; İngiliz tiyatro oyun metni yazarı, romancı, film senaristi, Akademi Ödüllü Sir Ronald Harwood’un 1980 yılında yazmıştır. II. Dünya Savaşı sırasında, dönemin şartlarından dolayı oldukça çok oyun oynamaya çalışan bir tiyatro grubunun, Shakespeare’nin Kral Lear adlı oyununu prova ederken yaşadıkları zorlu süreci, sahne arkasında, kuliste oyun öncesi hazırlık aşamalarını ve zorlukları gurubun ünlü ve yaşlı tiyatro oyuncusu ile bu oyuncunun daimi giydiricisi arasındaki ilişkiyi derinlemesine değinerek, böyle bir savaş ortamında dahi sanat, adalet ve emek olgularını bize sunuyor.

Giydirici

“Giydirici” Oyununun Künyesi

Yazar: Ronald Harwood
Çevirmen: Ergun Sav
Rejisör: Hakan Çimenser
Dekor Tasarımı: Savaş Çevirel
Giysi Tasarımı: İnci Kangal
Işık Tasarımı: Akın Yılmaz
Müzik: Fırat Akarcalı
Yönetmen Yardımcısı: Celal Kadri Kınoğlu
Yönetmen Asistanı :Selda Özler
Oyuncular: Celal Kadri Kınoğlu, Hakan Çimenser, Rüyam Dirin, Hülya Gülşen, Ebru Demirdöven, Aral Seskir, Osman Tunca Soysal, Sinan Cem Çabuk, Evrim Feyza Geboloğlu, İpek Altınöz, Abdullah Yakın, Cem Şahin

Giydirici

Giydirici

 

Büyük bir tiyatro oyuncusuna hayatını adayan, her oyundan önce ve hayatının her alanında oyuncunun yanında yer alan, onun kostümlerini, peruğunu, sakalını temizleyen, ezberlerinde yardımcı olan, moral motivasyon sağlayan, şakaları ile onu keyiflendiren bir giydiriciyi derinlemesine inceleme şansı buluyoruz. Sahnede gördüğümüz bir başrol oyuncusundan ziyade onun arkasını toplayan, tabiri caizse onun hayat ortaklığını yapan, onu güçlü hale getiren bir giydirici oyunu 2 saat 30 dk. sürüyor.

1995 yılında Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen oyunun oyuncuları da aşağıdaki gibidir:

Giydirici – İstanbul Devlet Tiyatrosu – 1995

“Giydirici” 1995-1996 Ronald Harwood’un Türkiye’de sahnelenen ilk tiyatro oyunuydu. İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından, İstanbul Devlet-Tiyatrosu Taksim Sahnesi’nde sahnelenmişti.

 

“Giydirici”nin sinemaya uyarlanması:

Giydirici(The Dresser) 1983 yılında film olarak çekilmişti. Filmde : Albert Finney, Tom Courtenay, Edward Fox, Zena Walker, Eileen Atkins, Michael Gough, Cathryn Harrison rol almıştı.

Diğer oyunlar hakkında yazdıklarıma da aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:

Erkek Parkı Oyununu İzledim | Tiyatro Oyunu

Komik-i Şehir Naşit Bey | Tiyatro Oyunu

Kategoriler
Tiyatro

Erkek Parkı Oyununu İzledim | Tiyatro Oyunu

Erkek Parkı,  Devlet Tiyatrosundan oynanan oyun 7-13 Şubat tarihleri arasında İstanbul Küçük Sahne‘deydi. Şubat ayı içinde oyun takvimde yok. Mart takvimini takipte kalınız. Biletler 13 gün öncesinden satışa çıkıyor. Saat 10:10 geçe gibi sisteme geçmiş oluyor. Önlerden bilet bulabilmek adına saate dikkat etmekte fayda var.
Erkek Parkı

“Erkek Parkı” Oyununun Konusu

Tüketim çılgınlığının had safhalara ulaştığı günümüzde; buna eleştirel bir anlatım getiren oyun, kadınların alışveriş esnasında erkeklere yaşattıklarını anlatıyor bize. Magnusson’un alışveriş tutkusundan yaratılan oyun evliliklere eleştirel bakışı, mizah ve ironi harmanlıyor. Sevmeden yapılan, maruz kalınan bu çileli süreçten kaçmak adına 3+1 evli erkek kendilerine AVM’nin kazan dairesinde bir mahzen yapıp buna “erkek mahzeni” diyor.  Burada pizza yiyip, bira içip, futbol maçı izleyebiliyorlar. Bir nevi evlilikte mazur kaldıklarından kaçarak, bu dağınık ortamda özlerine dönüp mutlu olacaklarını düşüyorlar. Mahzen kelimesi daha sık kullanılıyor ancak oyunun ismi neden erkek parkı seçilmiş gibi bir kafa karışıklığı finalde gideriliyor. Nitekim işler planlandığı gibi gitmiyor. Çok fazla spoiler vererek oyuna olan bağlayıcılığı koparmak istemiyorum. İdeal süre olarak 5 saat alışverişi bulup, daha sonra bu mahzene çeşitli bahanelerle kaçan erkekler, bununla da yetinmeyince evliliklerinde bazı problemler doğuyor.  Bunları bize çok güzel bir şekilde sunan oyun, kadın seyircilerin şen kahkahaları eşliğinde, bir hayli eğlenceli geçiyor.
Erkek Parkı

“Erkek Parkı” Hakkında Yorumlarım

AVM ambiyansı bize çok güzel sunulmuş. Gürültülü, kalabalık ve bir o kadar rahatsız edici bir ortamda tüm yeni evliler hafta sonlarını harcıyor.(sadece bu kitle değil tabii ki) Buna eleştirel bakış getirmesi açısından son derece güzel bir oyun. Ancak bu ortamın yaratmakta rol oynayan sadece kadınlar olduğunu düşünmüyorum. Eşlerini de buraya sürükleyen, bu kaotik ortamda mağaza gezen erkekler de az buz değil. Yakın zamanda Gratis de benzer şekilde bir algı oluşturarak bir reklam filmi yayınlamıştı. Feminist kadınları göreve davet ediyorum 😀
Erkek Parkı
Onun harici bazı sahneler çok yorucu diyaloglar barındırıyordu. Oyuncudan daha fazla siz yorulmuş oluyorsunuz. Bira içilen sahneler, içilen kutuların yerlere atılması, gayet salaş dağınık ortam “istenilen” erkek ortamını bize sunuyor.
Oyun 2 perde şeklinde 2 saat sürüyor.
Erkek Parkı

Oyun Künyesi

  Yazar Kristof Magnusson
  Çevirmen Sibel Arslan Yeşilay
  Yönetmen Saydam Yeniay
  Dramaturgi Günay Ertekin
  Dekor Tasarımı Behlüldane Tor
  Giysi Tasarımı Mihriban Oran
  Işık Tasarımı Önder Arık
  Yönetmen Yardımcısı Senem Cevher
  Oyuncu İlkay Akdağlı, Süleyman Atanısev, Burak Karaman, Ali Çelik
  Sahne Amiri İhsan Ata
  Kondüvit Erhan Kösüre
  Işık Kumanda Oğuzhan Çelik
  Suflöz Hande Bahçeli