Kategoriler
Kariyer-İş Hayatı

ALES, KPSS vs Özel Sektör

4. sınıfa gelirken herkeste bir telaş daha yoğun bir şekilde görülüyor. ALES, KPSS, Özel Sektör vb. kelimeler üniversite kampüsü bünyesinde top trend oluyor. Herkesin dilinde herkes tarafından konuşuluyor.

Rahatlık isteyen adam ‘bir sene kasayım memur olayım sonra yatarım abi’ mantığında KPSS’ye hazırlanıyor. Sınav sever insanlardan oluşur bu grup. Bir sene boyunca sınavlara hazırlanmak daha eğlenceli gelmektedir belki onlara. İstatistik bölümü için ‘iyi bir yer’ diye tabir edilen yerleri isteyen KPSS severler 90 puan üstünde yapmak zorundadırlar ama bu bile onları yıldırmaz çalışmaya devam ederler. ( ironi yok okumaya devam et 🙂 ) İşim garanti, bir kaç yıl çalışırım evimi arabamı alırım, evlenirim, emekli olurum ana temalı bir hayat. Gerçekten de çok eğlenceli. Daha fazla devam edemiyeceğim.

ALES’e hazırlanan insan mantığını çözemedim henüz. Sanırım bunlar çalışmayı seviyorum görünümünde olan insanlar. Zira 4 sene boyunca okulla ilgili pek çok şikayette yer alan insan nasıl olur da üniversitede kalmaya devam etmek ister anlamak pek mümkün değil. Yine bunlarda KPSS’ye hazırlanan arkadaşlarımız gibi sınavları severler ama daha kolay olan bu sınavda yüksek puanlar için farklı şeyler test edilir. Nitekim bunlarında iyi puanlar almaları gerekir. Neyse.Eğer varsa tanıdığınız biri bi öğrenin bakalım neymiş bunların genel mantığı? Neden istiyorlar üniversitede kalmayı. Çok mu sevmişler bölümlerini?

Özel sektör adamı heyecan seven, risk almayı sadece hobi olarak değil yaşam felsefesi olarak benimsemiş, ortalama yaşamayı değil uçlarda yaşamayı seven birisidir. Kötü bir şey söyleyecek bir şey bulamıyorum. Sen de özel istiyorsun ondan diyebilirsiniz. Doğru söylüyorsunuz orası öyle ama mantıklı bir şekilde dezavantaj bulamıyorum. Hani dezavantaj değil ama şunları söyleyebilirim:

– Mutlaka en az bir yabancı dil bilmen gerekir. ( Devlette de iyi dediğimiz yerler yabancı dil istemiyor mu zaten)

– Kendini geliştirmiş olman gerekir. Çok klişe bir tabir ama acı gerçekleri barındırıyor. Yani okuldan geldiğin gibi mezun olursan kusura bakma ama sana kimse yılda en az 100bin$ masraf yapmaz. Onlara bi kazanç sağlamalısın di mi?

– ‘Tecrübe istiyor amaaa’ diye bağırdığınızı duyuyorum. E adamlar haksız mı? Sen okul hayatın boyunca dersten başka şeyle ilgilenmediysen ( yapacağın meslekle alakalı bir şeyler yapmadıysan) kusura bakma o adam yine seni istemez. Yani en azından kendi başına projeler geliştirmeye çalış, projelerde yer al, yazılımcı olacaksan otur evinde deneme yanılma yoluyla kodlar yaz yani boş boş oturma bir şeyler yap mesleğine dair.

Yaşam felsefesi uçlarda yaşamak olan ve büyük düşünen insanlar için yukarıda saydıklarım kesinlikle dezavantaj değildir. Memurluk ya da akademisyenlik bu insanlar için çok sıkıcıdır. ‘Param gelsin de’ mantığında değil iz bırakmak derdindedir bu insanlar. Yine de o arkadaşları saygıyla karşılıyorum. Herkesin kendi tercihi ama kısa süreli şu yaşamda neyin garantisini almak istiyorsunuz, bir kere yaşıyoruz onda da bunun peşinde olmaktansa risk alıp her şeyin tadını çıkarmak sıkıcı olmayan bir yaşam stilinin ana temasıdır.  Eğlenmeniz dileğiyle…
 

dipnot: yazılanlar istatistik bölümü öğrencileri içindir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir